Bugün benim doğum günümdü. Kaç yaşında olduğumu boş verin. Herkes 1 yaş daha büydüğünü sansa da aslında sadece 1 gün daha yaşlanıyoruz. Her gün olduğu gibi yani. (: Ben de 1 gün daha yaşlandım ama bunu hissede hissede yaşlandım.
Arayan, mesaj atan, yanıma gelen, gelemeyen tüm dostlarıma, sevdiklerime teşekkür ederim. Aramayan, mesaj atmayan, yanıma gelmeyenlere de teşekkür ederim. Biliyorum ki beni seviyorsunuz, ben de sizi seviyorum. Daha ne olsun. (:
Ama bu gün beni en çok sevindiren bir arkadaşımın (ki doğum günümü ilk kutlayan kardeşimden sonra) mesaj atmasıydı. O kendini biliyor. Bu yazıyı okuyacağını da ümit ediyorum. Her şey için teşekkür ederim.
Bir doğum günü çocukluğunu daha atlatmanın verdiği huzurla ders çalışmaya başlayabilirim. (:
Not: Arkadaşlarımın doğum günü hediyesi: Elma Şekeri Daha yemedim. Feyzo tadına bakacaktı ama baktırmadım. Yakında yerim inşaallah. Her şeyi sevebilme yeteneğim elma şekeri için de geçerli sanırım. Elma şekerini de seviyorum. (: “Nalet olsun benim içimdeki bu sevgiye!”
Bu yazımda Motivasyondan bahsetmek istedim. Yazım uzun olabilir ama sıkılmadan okuyacağınıza inanıyorum. Tabi okumakla kalmayıp bunu hayatınıza geçirebilirseniz emin olun çok faydasını göreceksiniz. Umarım faydalı olurum.
Bu yazının içeriğinden kısa kısa başlıklar: Motivasyon;
- Nedir?
- Nasıl Kazanılır?
- Bize Ne Faydası Olur?
- Sonuna Kadar Nasıl Sürdürülür?
- İpuçları?
- …
Sadri Alışık ne oyuncuydu be. Allah mekanını cennet etsin. Ne güzel söylemiş. Bu sıralar en çok dinlediğim eser, sizinle de paylaşmak istedim. Şeval Sam ve Müzeyyen Senar’dan da dinlemenizi tazvsiye ederim. Söyleyenin ruh haline göre dinleyende bu kadar değişik haller uyandıran kaç tane eser vardır ki?
“Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime.” Geçen farkettim aslında bu cümlede iki anlam var. Biri zaten normal hali. Dİğerinde de söyleniş esnasında bak kısmı uzatıldığı için “Titrerim mücrim gibi bak.” denmek istenmiş gibi geldi bana.
Geçenlerde Çiğdemle beraber Karum’a gittik. Ordan dönüşte Kuğulu Parkta akordiyon çalan bir dayı var, onu gördük. Ben zaten o dayıyı biliyorum. Ordan ne zaman geçsem durup azıcık da olsa dinlemişimdir. Ama o günü özel kılan, başka bir olay gerçekleşti.
Çünkü;
Hayal kurmak, ruhla bedenin buluşmasıdır.
Hayal kurmak, aşkın insanlığa en güzel armağınıdır.
Hayal kurmak, bazen bize acı verse de, gerçekler hep acıdır.
Hayal kurmak, gerçekleri gerçek yapandır.
Hayal kurmak, bizi BİZ yapandır.
Hayal kurmak, ikinci bir şanstır.
Hayal kurmak, başka bir hayattır.
Hayal kurmak, Sana daha çok bağlanmaktır.
Hayal kurmak, Sen olmaktır.
Hayal kurmak, Senden gayrısını yok saymaktır.
Şimdi söyle bana Gülüm,
Hayal kurmak nasıl acı olsun?
Hayal kurmak nasıl kötü olsun?
Hayal kurmak nasıl yok olsun?
ve neden hayal kurmaktan korkulsun?
Son Yorumlar