Çocukken hep sorarlarya: “Büyüyünce ne olacaksın?”
Şu sıra bu soruyu kendime çok soruyorum ve neden olduğunu bilmediğim bir şekilde her seferinde farklı cevaplar veriyorum. (: Aslında hayatımızın anlamını, ailemizin ve O’nun bizden ne istediğini “Anneler Gününüz Kutlu Olsun” yazımda anlatmıştım. Ama gene de insan ne olacağını bilmek istiyor. (:
İşte tam bu noktada bir bloğum olduğu aklıma geldi ve şükürler olsun sevdiklerim yazdıklarımı okuyor. Ne şanslıyım de mi? “Onlara sorayım…” dedim ve işte soruyorum:
“Büyüyünce Ne olsam?”
Şimdi ben aklıma gelen ihtimalleri sıralayım. Sizler de oylayın. Hatta aklınıza başka fikirler gelirse onları da yazın. Zira her şey olabilirim. Ama eminim ki “hiçbirşey” olmayacağım. (İyi düşünün son cümlemi. İçinde iki anlam gizli) (:
1-) Dünyanın En İyi Çocuk Doktoru Ben
– Bunun olma ihtimali vardı. Ki yazacaklarımın hepsinin olma ihtimali var, hatta yazmayacaklarımın bile. (: Hacettepe’ye devam edebilseydim, etseydim olmasını istediğim şey buydu. Çocuk… Çünkü onları çok seviyorum -Gerçi ben herşeyi seviyorum değil mi? Bu değerlendirici olamaz ozaman.- Beni tanıyanlar bilir. Adeta çocuk hastasıyım. Ama ne yapalım başta Tıp Camiası olmak üzere geleceğin çocukları da benim gibi bir doktor adayını kaybetti. Başları sağolsun. (: 1 numara oylamadan çıkarılmıştır.
2-) Okul Öncesi Öğretmeni Ben
– Severek okuyup, severek yapabileceğimden emin olduğum bir meslek daha. Neden? (bknz:6-7 satır yukarı) Geçen -dün müydü?- Yasin‘lerdeydim. Yasin’in babasıyla eğitim sistemi hakkında biraz konuştuk ve ben farkettim ki okul öncesi eğitim çok önemli zira ilköğretimlerde eğitim gün geçtikçe zorlaşıyor. Bir şeyler yapmak lazım. Ama bu bir şeylerin ne olduğunu henüz bulamadım. Belki de yapabileceğim, güzel bir okul öncesi öğretmeni olup en azından kurtarabildiğim kadar çocuğu kurtarmaktır. Ne dersiniz?
3-) İşletme okuyup kendi işimi kurayım -TİCARET- yani (:
– Ticaret ve ben. Vazgeçilmez, muhteşem ikili. (: İşletme okuduktan sonra bir kaç özel firmada çalışıp biraz daha deneyim kazandıktan sonra kur kendi şirketini gelsin ithalat gitsin ihracat. Alacağım zevki tahmin edebiliyor musunuz? Yoksa şu anda suratımın fotoğrafını çekip ekleyeyim mi şuraya. (:
4-) Elektrik-Elektronik Mühendisi Ben
– Mühendislik. Zamanında en büyük hayalimdi. El-El Mühendisliği. Ama şu sıra düşünüyorum da ben elektroniği de o kadar sevmiyorum ki. Ben bilgisayarları seviyorum. Tamam El-El Müh. okuduğun zaman Bilgisayar Müh.’liği de yapabiliyorsun. Daha fazla iş imkanın oluyor. Ama ben Bilgisayar Mühendisi olacaksam El-El Mühendisliği okumam size de saçma gelmiyor mu? Yoksa ben çok fantastik, ütopik düşünmeye mi başladım.
5-) Bilgisayar Mühendisi Ben
– Geldik bilgisayarlara. Geleceğin mesleğiydi. Bir zamanlar. Ne kadar çabuk geçti zaman. Şimdi nerdeyse bilgisayarsız ev kalmadı. Bir de laptoplar var ki, bilgisayarsız yer kalmadı desek daha doğru olacak galiba. Ben bu işi yaparım. Seve seve yaparım hem de. Ama tereddütlerim yok değil. Neyse şimdilik onları boş verelim.
6-) Matematik Öğretmeni Ben
– Babam zamanında demişti: “Yaz matematik öğretmenliği git! Ne uğraşıyorsun?” dinlemedim. İyi .ok yedim. Yani ben oldum olası matematiği ve öğretmeyi sevmişimdir. Matematik ve öğretmek birleşince ortaya ne çıkıyor? -Matematik Öğretmenliği… O kadar çok seviyorum ki, ÖSS’den çıktığım zaman yazın elimde kalan matematik sorularını çözmüştüm. Matematik sorularını çözmek bana, bulmaca çözmekten daha zevkli geliyor.
7-) Eczacı Ben
– Şimdiye kadar hiç düşünmemiştim. Geçen biri soktu aklıma sağolsun, sanki aklımda başka yer yokmuş gibi. (: Aslında güzel meslek. Oku 5 yıl. Diplomayı al, ver birisine kiraya. Aylık paran gelsin. Sen git ne istersen onu yap. Ticaret mi yaparsın. Dershane mi açarsın artık sana kalmış… Ama ne kadar etik, ne kadar mutlu eder bilemem.
Lise Mezunu Ben -yani şu an olduğum şey-
– Bu dünyada her şey para olmasa, en çok sevdiğim halim. Neymiş “Üniversite mezunu olmayana kız vermezler.” Ulan diyeceksin -bir kaç istisna hariç- kaçınız üniversite mezunusunuz? Üniversite okuyunca adam mı olunuyor? Üniversite okumayan adam değil mi? Ben gene aynı benim. Adımın başına bir kaç ünvan katılınca adam mı oluyorum?
Doktor Çağrı, Mühendis Çağrı, Öğretmen Çağrı, Eczacı Çağrı vs.. ha pardon sonlarında bir de “bey” olacaktı… Çağrı Bey…
Yani çok mu şey istiyorum?
Beni ben olduğum için kabul etmeyecek mi hiç kimse?
Oğlum Çağrım,
Kardeşim, dostum, arkadaşım Çağrı,
Sevgilim,
Herkesi Seven Çağrı,
bunlar yetmez mi beni tarif etmek için? İlla başında bir ünvan, meslek adı mı olması lazım? İlla olacaksa Çöpçü Çağrı olsa ne olur?
Neyse çok uzattım yazıyı. Herkes ne demek istediğimi anlamıştır umarım. Kimseye laf falan çarptırmadım. Üstünüze alınıp alınganlık falan yapmayın sakın. Ben hala herkesi seven Çağrı’yım. (:
3……… 2……….. 1…….. Oylama başlamıştır.
Güzel bir beyin fırtınası yapabileceğimizi düşünüyorum gösterin kendinizi. (:
ben en bastan tum hepsı hakkında goruslerımı yazayım kardesım..
cocuk doktoru demıssın bence artık senin icin tıp bitmiştir.. bunu kabul etmek gerek.. ama olmanı ınan cok ısterdım..
okul oncesı ogretmenlık.. manevıyat olarak super bı meslek ama karsılıgını maddı olarak alman oldukca zor.. ama dıosan ki bnm icin onemli deil o zaman yaz derim.. ama senı cok daha ıyı yerlerde gormek ısterım.. bu daha sonrakı secımlerınden olsun..
işletme okumak demıssın.. oncelıkle bastan soyleyeyım tıcaret yapman ıcın işletme okuma hic ama hic gerek yok .. bunu cumle alem bilir.. senın ıcın eger kafandakı tıcaretse okul zaman kaybı olur.. ama ben mektepli ticaret adamı olucam dıosan o ayrı.. ve bence su aralar senınde kafanda olan tıcaret askı ıcın en makul bana bu geldi..
el-el muhendıslıgı hıcbısey yazmıcam.. geç onuu.. (:
bilgisayar muhendıslıgı senın ıcın uygun bolumlerden biri.. ilgi alanın sevdigin bişey.. olabilir..
matematık ogretmenlıgı .. benım hayalımdı ama olmadı.. bence gayet ıyı ve hem maddı hem manevı yonden senı doyuracak bi meslek.. ınsanlara yardım etmenın huzuru ve getırısının buyukluguyle cok rahat edebılırsın.. ama bunda da kendını ıspat etmem ve cok calısman cabalaman lazım.. yatarsan eger hicbi işe yaramaz..
eczacı sen.. diplomanı al.. kirala ve istedigini yap.. rahatlık budur (: derim ben.. (:
bunlar düsünduklerın ıcınde ihtimalleri değerledırdım (:
asıl onemlı olan noktaya geldik.. evet cagrı bu zamanda bu sartlarda bı meslegın bır dıploman bir işin olmadıgı surece bir hic deilsin belki ama birşeyde olamassın.. uzgunum bu bı gerçek.. ve bence artık BÜYÜME zamanın ve SORUMLULUK alma zamanın geldi yada soyle dıyeyım zamanımız geldi.. bu senın benım arkadaslarımız kardeslerımız dedıklerımız için de öyle.. madem bu zamanda bu Türkiye sartlarında bu hayat sartlarında yasıyorsun senın bır meslegın bir kazancın olmalı ki hayata atılabılesın..
ondan sonra allah kısmet ederse yuvanı kurup huzur ıcınde yasayıp yavrularına rahat yasayabılmelerı senın gıbı zorluk cekmemelerı ıcın bişeyler bırakabılesın..
daha cok yazacaklarım var ama burda olmuyor.. bi ara konusalım.. kusura bakma arasıra agır seyler soylemıs olabılırım ama POLYANNA cılık da yapamazdım.. gercek dostsam eger senı uyarmam kollamam gerek.. iyiliğini isterim senin.. ve artık bı hedefın olsun ve bunu gerceklestırmek ıcın pesınden kosmaya basla..
BÜYÜ VE HAYATININ GERİ KALANINDA SEVDİĞİNLE SEVDIKLERINLE BİR ÖMÜR MUTLU OL.. (:
illa ki yorum istiyorsan eğer (ki farkında mısın bilmiyorum ama bunu sadece senin hatrın için yazıyorum)
Yorum: Sınava gir çık ondan sonra önünde uzun bir vakit olacak düşünmek için. Sana söz o anda kararlarımı bir an olsun bir kenara bırakacağım.
Gerçek: Şu anda senin istediğin insanlardan senin geleceğine yön vermeleri ve emin ol aklı başında olan hiç kimse (ha eminim ki bir sürü yorum yazılacaktır buraya) birisinin hayatını direkt olarak etkilemek istemez. Çünkü senin ileride elde edeceğin başarılar mutlaka ki o kişiyi mutlu edeceği gibi başarısızlığının (ki böyle bir şeyin olmamasıdır bütün isteğimiz) vicdan azabını da çekecektir. O yüzden buraya “Çağrı sen şu ol” diye yazan olur mu bilmiyorum Çağrı. (gerçi aslında biliyorum ama neyse…)
Düşünce 1: İnsanları da salla. Tıpa gelmen de, gelip bırakman da birilerinin yüzünden değil mi? (Belki de ben yanlış bir şekilde düşündüm ve yorumladım. Eğer öyleyse özür dilerim) O zaman diyeceksin ki “Yekta sen değil misin bana diploması olmayana kız vermezler diyen.” Haklısın bunu diyen benim. Ama aslında ben değilim. Bizim toplum yapmız bu Çağrı inkar edemeyiz ve göz ardı da edemeyiz. O zaman madem göz ardı edemiyoruz bir şeyleri nasıl sen “insanları salla” diyebiliyorsun diyeceksin. İşte orada da ince bir şeyler var. Hani sen diyorsun ya “düzensizlikte düzen” diye belki onun gibi bir şeydir. Ben de tam tanımlayamıyorum.
Düşünce 2: Eğer böyle önemli bir karar için birilerinden yardım almak istiyorsan bunu internete bırakma. Yüz yüze konuşmanın her zaman daha etkili olduğunu düşünenlerdenim. Daha geniş yerlere ulaşmak için daha iyi olabilir belki ama seni tanıyanlar yani bu yazıyı okuyanlar eminim ki ulaşamayacağın kadar dağılmamışlardır.
İstek: Sınav sabahı beni de alırsan memnun olurum.
Jack London’ın Martin Eden’ini okumayan varsa bu yorumu okuyanların arasında, mutlaka okusun. Okusun ki Çağrı’mı biraz daha anlayabilsin.
Çağrı’yı yalnızca Çağrı olduğu için sevdim ben, bana bir yarar sağlayacak hiç bir “titr”i olmadan. Herhangi bir beklentiye girmeden…
Bana sorarsan senin şu anda olduğundan fazla bir şey olmana ihtiyaç yok.
Adam oğlu adamsın ki bu yeter de artar bile adam olana.
Ama hayat bizim idealize ettiğimiz gibi değil. Birini ne kadar çok sevdiğin onun için neleri göze alabileceğinden çok ona ne sağlayabileceğinle ilgileniyor hiç bir şeyi kendisine ait olmayan kullar. Malına, mülküne, titrine , sosyal statüne, aylık gelirine, isminin sonundaki sahte “bey”lere bakıyorlar.
İşin doğrusu sevgili Çağrı ne olduğun değil ne kadar para kazandığınla ilgili neredeyse herkes.
Benden sana ağabey tavsiyesi; her ne kadar çok laf yalansız çok mal haramsız olmuyorsa da harama bulaşmaksızın becerebildiğince çok para kazanacak bir şey yap. Yapki gör bak nasıl riyakar insanoğlu denen ölümlü.
İlla bir oy isteyeceksen benden ya öğretmen ol ya bilgisayar mühendisi. Mutlaka birini söyle diyeceksen bilgisayar oku. Yaradan Rabbinin adıyla oku hatta…
S.a Kardeşim!
Sana benim söyleyebileceğim tek bir şey var. Her ne olursan ol en iyisi ol. Çöpçü de olsan, mühendiste olsan farketmez. Seni seven, seni sever. Gerisi teferruat kardeşim. Mesleğin sadece hayatta ne kadar rahat yaşayacağını belirleyecek. Ama daha çok paranın daha çok huzur getirdiği garantisi henüz onaylanmadı. Senin adının başında ya da sonunda her ne olursa olsun yanında bide Orçun olsun yeter. Bunlar pembe hayaller değildir. Tamamen gerçekçidir.
Sana seviyorum.
Ya bırak çağrı bunları geç ya sen gel nükleer enerji mühendisi ol
Aman diyim kardeş şaka yaptım gerçek sanma biliyom sen çabuk gaza gelirsin hiç yazmadım farzet hiç bulaşma..
walla çağrı ben 1-2-3-7 numaraları direk atlıyorum. Neden?? 1 zaten tıp 7 de tıpı çağrıştırdığı için, (kusura bakma numaralardan gidiyom çünkü bugün çok yoruldum odanın şeklini şemalini değiştirdik zira hemen yatıp uyuyacam, gerekirse yarın tekrar yazarım) 2 numarayı düşünüyorum bide seni düşünüyorum yan yana koyamıyorum onun için, 3 numarada ise o kadar sözel dersin arasında çıldırırsın sonra seni gazetelerde görmeyelim: ankarada ….. okulunun işletme bölümünün koridorlarında sayısal ders olmadığı için çılgına dönmüş bi çocuk çırılçıplak koştu (hiç gülme bilirim yaparsın (: )
gelelim diğerlerine (4-5-6) bana göre hepsi sana uyar, hepsinin bitiminde olabilecek sen bana uyar, hepsinin bitiminde sana verilebilecek unvan bana uyar… Ama ben derimki içinden geleni yaz bi tıp faciası daha yaşama. Bununla birlikte şu ana kadar ben seni tanımışsam, neyi sevip neyi sevmediğini öğrenmişsem, hangilerinde daha mutlu olabileceğini bilirim.. O yüzden seni yönlendirmiş olmadan 5 ve 6 bana daha çok uyar derim çünkü bilirim ki sen onlarda ne olursa olsun mutlu olursun…
Dostlukmuş…Ölüme Yürümekmiş…
Üstüne Titremekmiş…Vefaymış..
Aşk Dediğin,Zavallı Bir Kapıyı Duvara Çarpıp
Çıkıncaya Kadarmış..
Bana Komaz Deyip
Sancını Bir Kilo Rakıya Gömsen de Gece Yarıları,
Oy Benim Yaralım
Asıl Sancı,Uyandığında
Bütün Odaları Boş Görünce Koyarmış..
( belki alakalı beliki alakasız ama içimden geldi yazdım.. )
insanı yüzüne karşı övmek iyi değildir derler ama o kadar kıymetli bir aklın, ruhun ve deneyimlerin var ki ne yaparsan yap bence hep bir taraflarını, bazı yeteneklerini, yönlerini heba edeceksin çoğuna göre…(ama özgürlüğün gereklerinden değil mi bu )
yani büyüyünce “bir” şey olma! iki ol üç ol bin ol…
bana sorarsan;
senden eczacı hayatta olmaz, hani çok zorlasan belki eczacı çırağı olur, o da en fazla iki yıl…
bilgisayar müh. hiç sana göre değil, site tasarlama işlerine benzemez, çok fazla 1-0 işi var, ruhuna hitap etmez, senden makina olmaz
okul öncesi öğrt. gelince milletin lafına dayanamazsın, hem şimdiki çocuklar pek bi şımarık be..
şimdi;
bilimsel bir şeylerle uğraşacaksan seni en çok rahatlatacak olan fizikle alakalı şeylerdir, yeteneğin var, eskiden beri de seversin
bu sırada ister gönüllü ister parasıyla matematik özel ders verirsin, hem istediklerine ders verebilme şansın olur
ticaret dersen zaten sınır tanımazsın ki her yerde her türlü şartta yaparsın sen (lisede bile:))
çocuk öğretmenliği sevdanı da kendi çocuklarınla ve etrafındaki çocuklarla ilgilenerek bastırırsın artık
bütün bunları yaparken büyümemeyi de başarabilirsen tamam demektir
Merhaba Çağrı ben Çağrı:)
Öyle kendi ismimi girdim dolanıyordu sitelerde ve senin blogunu gördüm okudum.Bence bilinçli birisin.Hayatta ne yapmak istersen onu yap.Meslek olarak dersen,ben eczacıyım:)Eczaci Çağrı bey ol…:)(benim gibi)Hadi kolay gelsin