Bir Gün Evlenirsem…

1383 kez okunmuş

Geçenlerde Çiğdemle beraber Karum’a gittik. Ordan dönüşte Kuğulu Parkta akordiyon çalan bir dayı var, onu gördük. Ben zaten o dayıyı biliyorum. Ordan ne zaman geçsem durup azıcık da olsa dinlemişimdir. Ama o günü özel kılan, başka bir olay gerçekleşti.

Çiğdem’e ayakkabı almak için ankamall’a doğru gittiğimiz için ben dayıyı dinlemek için durmamayı düşündüm.
Çiğdem dediki,
“Abi gördüğün dilencilere para verip duruyorsun. Bak adam ekmek parası için çalışıyor. Sen parayı dilencilere vereceğine bu adama versene. Hatta hadi verelim.” dedi.
Ben de,
“Abim öyle olmaz. Ayıp olur hatta, dilencilere veriyormuş gibi. O zaman oturup azıcık dinleyelim. Sonra veririz para.” dedim.
Dayının 4-5 metre uzağında duvarın üstüne oturduk. Yaktık sigaralarımızı, akordiyonla bütünleşmiş dayının güzel sesiyle ciğerlerimizi doldurduk. Tam o sırada 7-8 kişilik, liseli, kızlı erkekli bir grup geçiyordu önümüzden.
Çocuklardan biri,
“Bu adam ne yapıyo burda?” dedi.
Aynı gruptan bir kız,
“Ne yapacak işte, amca kendi kendine eğleniyor.” dedi ve grup hepbirlikte gülmeye başladı. O sırada bizim tam karşımızda tek başına oturan kadın bağırmaya başladı. Çok sinirlendi. Ben içimden helal olsun bak kadın adamı düşünüyor derken kadın,
“Baba parası yemek kolay, kendiniz kazanınca görürüm sizi. O benim KOCAM Ekmek parası kazanmak demekmiş anlarsınız.” dedi.
Çiğdem kendini zor tuttu ağlamamak için. (O kadar güldüğüne bakmayın. Çok duygusaldır benim bacım.) Ben beynimden vurulmuşa döndüm ama bir yandan da mutlu oldum dayının adına, insanlık adına, örnek karı-kocalık adına. Abla bir sigara yaktı, derin derin çekti içine, kocasına döndü hemen. Ona belli etmemeye çalıştı. Belki de dayının gözleri herşeyi unutturdu o an.

Bugün gene oraya gittim. Çiğdem’le oturduğumuz aynı yerde oturdum. Abla da aynı yerindeydi. Tam karşımda bankta yalnızdı gene. Dayı vurdu akordiyon’un teline. Birbirlerine bakıyorlardı. Gözleri başka hiçbirşey görmüyordu sanki. Dayı öyle içten söylüyordu ki sözleri, abla beni zor farketti. Karşılıklı merhabalaştık. Gülümsedi. Gülümsedim. Oturdum yerime. Bir sigara da ben yaktım. Bir ara dayı ara verdi, ablanın yanına geldi. Bir sigara çıkardı çantasından kocasına. Ufak bir mola hayata, yaşama, ekmek parasına. Sonra kaldıkları yerden devam ettiler. Biri akordiyonunun başına diğeri ona aşık gözlerle bakmaya.

O gün ne dediysem içimden, bugün de dedim. Bir gün evlenirsem eşim böyle olacaktı. Ben böyle. Hayat ne getirirse getirsin, eşim benim gözlerimin içine aşkla baktığında unutacaktım. Gerekirse beraber simit satacaktık, ayakkabı boyacaktık ama içimizdeki aşk asla kaybolmayacaktı. Ne olursa olsun göğsünü gere gere “O BENİM KOCAM” diyecekti, göğsümü gere gere “O BENİM EŞİM” diyecektim.

Hani derler ya “Aşk insanın gözünü kör eder.” diye katılmıyorum. “Aşk insanın kalp gözünü açar. Kalp gözü açık olmayan insan görse ne olur, görmese ne olur.” Yakında bu konuyla ilgili de bir yazı yazayım en iyisi (: bu yazıyı daha fazla uzatmayayım.

KUğulu Parktan bir manzara…

Comments (7)

NejdetMayıs 23rd, 2008 at 7:22 pm

Annelerimiz gibi kadınlar yok artık.

Kaan FakılıMayıs 23rd, 2008 at 9:54 pm

Erkekler her zaman anneleri gibi eşler isterlermiş, bayanlar da babaları gibi koca.

Aşkın gözü kör etmesi bu zaten. Kaçımız gidip orada akordiyon çalabiliriz ki milletin ortasında. Onlar aşklarından başka her şeye körler, görmüyorlar.

Güzel bir yazı Çağrı, teşekkürler.

bregmaMayıs 23rd, 2008 at 10:20 pm

Nejdet abi ben senin kadar umutsuz değilim.

Ben teşekkür ederim kardeşim ne demek.

Yorumlarınız için asıl ben teşekkür ederim.

milasMayıs 26th, 2008 at 6:22 pm

“Hayatı paylaşmak” dedikleri böyle bir şey olsa gerek…

bregmaMayıs 26th, 2008 at 7:56 pm

De mi? Kardeşim Rabbim hepimize hayatı böyle paylaşacağımız eşler nasip etsin inşaallah.

YunusKasım 1st, 2008 at 11:08 pm

Amin ..

ahmetŞubat 9th, 2009 at 1:52 pm

eger varsa aşk lazım degil başka söz selamlar

Yorumunuzu bekliyorum

Yorumunuz