'beğendiğim yazılar, siirler' kategorisi için arşiv

Sevdali (Bir Dosta Aittir…)

elimdekine bakınca içimde hissettiğim garip hisler, yaptığım garip işler, edindiğim garip yaralar var. garipleşiyorum…

elimde bir resim, bir fotoğraf, bir kare… dümdüz beyaz saçlarıyla, beyaz teniyle, parlayan dudaklarıyla ve yeşil hırkasıyla sevimli bir kız… dudaklarından çıkan güzel sözler var, uzun uzun beni sevdiğini söylüyor, o sesi sadece ben işitiyorum, gözlerimi sıkıca yumarak…
elimde bir tablo, bir tuval, bir çerçeve… yeşil zeminin üzerine kırmızı ve beyaz hatlar arasına serpiştirilmiş siyah noktalar… bunlar benim en sevdiğim renkler! bir de mavi var, onu ben koyuyorum çizdiğim hayali dairelerin içine, fırçamı dikçe bastırarak…
elimde bir bardak, bir cam, bir saydam… içine ılık bir şey doldurmuşlar, kızıl bir rengi var ve aldığım her yudumdan sonra çok feci başımı döndürüyor… boğazımdan akarken gözlerime ışığın kırılmış hali ilişiyor, açınca gözlerimi kızıl bir gölge beliriyor ve ben şaşırıyorum, boğazımda kalan tada hayran kalarak…
elimde bir kağıt, bir beyaz, bir kalem… düzdüğüm satırlar arasına bol bol üç nokta konmuş, belirsizliği anlatır… bazı kelimeler belirdikçe ve ben eksik yerleri tamamlayınca karşıma narin bir isim çıkıyor. o isme ben anlam katıyorum, bildiğim tüm güzel sıfatlarımı önüne koyarak…
elimde bir sigara, bir tütün, bir duman… içime çektikçe damarlarımda akan kana bir gölge ilişiyor, hücrelerime hızla akıyor ve beynimin içinde yer ediniyor… dumanın iliştiği yerlerde iz bırakan aydınlık kaybolunca arkasında bir karartı bırakıyor, pembe ve siyahın karışımı…
elimde bir müzik, bir melodi, bir ahenk… elinden tutup, ayağa kaldırıp, yavaşça ve çok da kural ihlallerine dikkat etmeden uyum gösteriyorum, dans ediyorum… müziği benden başka duyan yok, benim işitmemi sağlayan onun ismini bilişim…
elimde bir gül, bir kırmızı, bir diken… tutup o’na uzatıyorum, ilahi bir sevgiyle beslenmiş, bahçelerin en güneş alan yerinde yetiştirmiş, yeşili kırmızılarla betimlemişim… “solgun bir gül oluyor dokununca…” diyerek şairi de saygıyla yad ediyorum, acaba şair mi oluyorum? kaç fırın ekmeğim kaldı yemem gereken, bilmeyerek…

önümde bir yol var, ardımda bir yara, içimde bir sızı… garip hisler ve tarifi imkansız mutluluklarla onun gülüşüne özeniyorum, taklitlerini başka hiç bir yerde bulamayınca feci üzülüyorum…
işte bu üzüntümden ötürü, etrafımdakiler bana “sevdalı” diyorlar!
ve ben, sevdalı tabirinin tanımını içimde yaşadığım şeyleri izah ederek birilerine anlatmaya çalışıyorum… bilemiyorum, faydası olur mu?…

Bir Dosta Aittir…

Abdurrahim Karakoç Bırakın Kalsın

‘Çok’ta kederlenir, ‘az’da gülerim
Ustura ağzında düşüncelerim..
Deliliktir belki.. bırakın kalsın.

Abdurrahim Karakoç Bırakın Kalsın yazısını okumaya devam edin

Üniversiteye Başörtülü Olarak Nasıl Girilir?

Genç Siviller Rahatsız‘ın hazırladığı bir yazı. Ben okudum çok beğendim. Sizinle de paylaşmak istedim.

Güzel sloganları yok değil.
“Türklerle Kürtler bu ülkede kardeşçe yaşayamayacaksa Batsın Bu Dünya!”
Siyasi olaylara bu türlü yaklaşmaları hoşuma gidiyor. (:

Gelelim Üniversiteye Başörtülü Girebilmek İçin El Kitabımıza;

Sahi! Biz üniversitelerde başörtüsü yasağının kaldırılmasını konuşmuyor muyduk? Böyle bir anayasa değişikliği yapılmıştı. Biz de yasaya rağmen yasakçılıkta ısrar eden rektörlerle mücadele için bir el broşürü hazırlamıştık.

Başörtüsü yasağının üniversitelerden kaldırılmasıyla yeni bir süreç başlıyor. Elimizde yeni bir anayasa maddesi ile çok sayıda yasakçı rektör ve akademisyen var.
Üniversite kapısında ya da sınıflarda yaşanabilecek muhtemel sorunlar ve bu sorunlar için pratik çözüm önerilerini sizler için tespit ettik.
Özgürce bir hayat yaşamanız dileğiyle…

Üniversiteye Başörtülü Olarak Nasıl Girilir? yazısını okumaya devam edin